Ana Sayfa Kuantum Yatırımları Kuantum Teknolojisinde Rekor Yatırımlar

Kuantum Teknolojisinde Rekor Yatırımlar

744
0
Kuantum teknolojisi rekor yatırımlarda ilerleme kaydediyor
Kuantum teknolojisi rekor yatırımlarda ilerleme kaydediyor

Kurumlar Yetenek Peşinde

Kuantum teknolojilerinde geçmişe göre daha fazla şirket ve akademik kurum kuantum teknolojilerinde gelişme sunuyor. 2022 yılında kuantum teknolojileri, klasik teknolojiler ile üstesinden gelinmesi imkânsız veya çok işlem gücü ve uzun zaman gerektiren zorlukları çözme vaadini gerçekleştirmeye daha da yaklaştı.

Kuantum hesaplamanın ekonomik etkisini en erken görmesi muhtemel dört sektörün (otomotiv, kimya, finansal hizmetler ve yaşam bilimleri) 2035 yılına kadar potansiyel olarak 1,3 trilyon dolara kadar değer kazanacağı düşünülüyor.

2022 yılında alandaki yönelimi gören yatırımcılar genel olarak kuantum teknolojilerinde; hesaplama, iletişim ve algılama şirketlerinin de bulunduğu kuantum teknoloji girişimlerine 2,35 milyar dolar aktardı. 2021’deki yıllık kuantum teknoloji yatırımının rekorunu geride bıraktı.

Kuantum teknolojilerinde 2022 yılında kayda değer önemli olaylar gerçekleşti, bazı örnekleri ise şöyle: Kuantum dolanıklığı konusunda öncü araştırmacılara Nobel Fizik Ödülü verildi. Bir kuantum şirketi yüzlerce kübitlik işlemcisini tanıttı ve 2025 yılında 1000 kübitlik bir işlemci inşa etmek üzere yol haritasını duyurdu. Başka bir şirket fotonik kuantum bilgisayarını kullanarak bir örnekleme probleminde kuantum avantajını gösterdi.

İlgili uzmanlığa sahip yetenekler, sektörü gelecekteki teknik atılımlara taşıyabilir. Bu yeteneklere sahip olan insanların sayısı hâlâ hala yetersiz olsa da, kısmen üniversitelerin kuantum teknolojileri alanında yeni yüksek lisans programları açması sayesinde geçtiğimiz yıl bu açığın kapandığı görülüyor.

Daha yerleşik bir ekosistem, rekor düzeyde yatırım çekti, ancak start-up oluşturma hızı yavaşladı

Kuantum teknolojisi start-up’larına dünya çapında yapılan yatırımlar, 2021’e göre yüzde 1’lik mütevazi bir artışla 2,35 milyar dolar ile 2022’de en yüksek seviyelerine ulaştı (Ek 1). 2001’den bu yana kuantum teknolojisine yapılan tüm start-up yatırımlarının yaklaşık yüzde 68’inin son iki yılda sektöre girmesi, yatırımcıların teknolojilerin gelecekteki ticari potansiyeline olan güveninin bir göstergesidir.

Kuantum teknolojisine yapılan yatırımlar yıllık en yüksek seviyelerine ulaştı.

Ek 1

Yeni şirket kurma oranı yatırımlara ayak uyduramadı. Kuantum teknolojisi ekosistemindeki toplam start-up sayısı 350’ye ulaşırken, bu rakam 2021’deki 41’e kıyasla 2022’de yalnızca 19 kuantum teknolojisi start-up’ı kuruldu. Bu durum, yeni şirketlerden ziyade yerleşik start-up’lara daha fazla yatırım yapıldığını göstermektedir.

Başlangıç yatırımlarının yavaşlamasının birkaç nedeni olabilir. İlk olarak, normalde yeni şirketler kurma olasılığı en yüksek olan – genellikle akademik araştırmalara dayanan – bu alandaki deneyimli yetenekler halihazırda yeni kurulan şirketler için çalışıyor olabilir. Nihai ticari uygulama için yeterince geliştirilmiş sınırlı sayıda kullanım durumu da yeni şirket oluşumunu engelliyor olabilir. Son olarak, yatırımcılar daha sonraki aşamadaki start-up’lara ve ölçeklenmeye hazır genç şirketlere yatırım yapmayı tercih ediyor olabilirler.

Bazı yerleşik kuantum teknoloji şirketleri, halihazırda büyük anlaşmaların odak noktası olmuştur. 2001’den bu yana en büyük on yatırım anlaşmasından dördü, 500 milyon dolara varan değerlerle 2022’de kapandı. Ve 2022’deki en büyük on anlaşmadan yedisinin değeri 100 milyon dolardan fazlaydı. En büyük anlaşma bir yazılım şirketi için olsa da en büyük on anlaşmadan sekizi donanım şirketleri içindi, kuantum teknolojisi değer zincirinin en yoğun sermaye gerektiren parçası, kısmi olsa da donanımdır.

Kamu sektörü de kuantum teknolojisine yatırım yapmaya devam etmektedir. Amerika Birleşik Devletleri 2022 yılında 1,8 milyar dolarlık ek fon taahhüdünde bulunurken, Avrupa Birliği 1,2 milyar dolar ve Kanada da 100 milyon dolarlık ek fon taahhüdünde bulundu. Bununla birlikte, Çin’in açıklanan toplam 15,3 milyar dolarlık yatırımı, bu yıl ek bir taahhüt olmasa bile, hala dünyadaki en yüksek yatırım olarak duruyor.

Bilimsel atılımlar devam etti ancak yavaşlama belirtileri gösterdi

Yavaşlama belirtileri gösterse bile bilimsel atılımlar devam etti, 2022’de kuantum teknolojileri bilinirlik açısından bir zafer turu atmayı başardı. Araştırmalarında kuantum dolaşıklığı üzerinde çalışan Alain Aspect, John Clauser ve Anton Zeilinger, 2022’de Nobel Fizik Ödülü’nü aldı.¹ Üçünün akredite çalışmaları onlarca yıl önce gerçekleşirken, 2022’de teknolojik ilerleme de gerçekleşti. Örneğin IBM, 433 kübitlik bir kuantum işlemciyi tanıttı ve 2025 yılına kadar 4.000 kübitlik bir işlemci oluşturmayı planlıyor.² Başka bir örnekte Xanadu, fotonik kuantum bilgisayarıyla Gauss bozonu örneklemesinde (olasılık dağılımı örnekleme problemi) kuantum avantajını gösterdi.³

Dünya çapında, 2022 yılında kuantum teknolojisiyle ilgili 1.589 patent verilmiştir. Bu sayı 2021 yılına kıyasla yüzde 61 daha azdır. Ve 2021’den 2022’ye kadar kuantum teknolojisiyle ilgili yayınlanan makale sayısı yüzde 5 azalmıştır.

Bu eğilimler, geriye kalan zorlukların çözülmesinin daha zor olduğunun bir işareti olabilir. Gerçekten belki de en büyük ve öenmli sorun çözülmeden duruyor: hesaplamanın hataya karşı dayanıklı kalmasını sağlamak için yeterli sayıda ve kalitede (hataya dayanıklı) kübit içeren bir kuantum bilgisayar oluşturmak. Kuantum bilgisayarların boyutu (içlerindeki kübit sayısı açısından) ve kübit doğruluk oranları ayrı ayrı istikrarlı bir şekilde artıyor. Ancak daha fazla kübit içeren bir kuantum bilgisayar genellikle daha az kübit içeren bilgisayardan daha düşük bir doğruluğa sahip.

Kuantum bilgisayarlara yönelik beş ana yaklaşımın her birinde zorluklar devam etmektedir. Örneğin, fotonik tabanlı cihazlar hala foton “sızdırmakta” ve bu da hesaplama hatalarına yol açmaktadır. İyon tuzağı ve nötr atom tabanlı cihazlar ise kübit sayıları arttıkça hesaplamayı hızla yürütme becerisini henüz gösterememiştir. Spin ve süperiletken cihazların potansiyel olarak binlerce kübitle başa çıkabilmek için kontrol ve soğutma sistemlerini ölçeklendirmeleri gerekmektedir.

Yetenek açığı daralıyor gibi görünse de önemli olmaya devam ediyor

Kuantum teknolojilerindeki yetenek açığı 2022’de daraldı. Analizde, 2022 yılında sektördeki açık işlerin yaklaşık üçte ikisini (717 işten 450’si) kuantum teknolojileri alanında yeni yüksek lisans mezunlarının doldurabileceğini göstermektedir. 2021 yılında ise bu işlerin yalnızca üçte biri (851 işten 290’ı) doldurulabilmiştir (Ek 2).

Bu ilerleme kuantum teknolojilerindeki açık iş sayısı 2021’den 2022’ye yüzde 19 artmasına rağmen gerçekleşti. İleriye dönük olarak, kısmen daha fazla akademik kurumun müfredatlarına kuantumu entegre etmesi ve üniversitelerin kuantum teknolojilerinde yüzde 55 daha fazla yüksek lisans düzeyinde mezun vermesi nedeniyle, fark daha da daralabilir. Araştırmaya göre kuantum teknolojilerinde resmi yüksek lisans programı olan üniversitelerin sayısı 2021’de 29’dan 2022’de 50’ye yükseldi.

Kuantum teknolojisi ile ilgili alanlardan mezun olanlar da dahil olabilir.

Ek 2
1 2021 için Aralık 2021 itibarıyla aktif iş ilanı sayısı ve 2022 için aylık ortalama aktif iş ilanı sayısı.
2 Bu tür programlara sahip üniversitelerin sayısına ve yılda kaç öğrencinin mezun olduğuna bağlı olarak tahmin.
3 Biyokimya, kimya, elektronik ve kimya mühendisliği, bilgi ve iletişim teknolojisi, matematik ve istatistik ve fizik alanlarında yüksek lisans veya eşdeğeri mezunlar.
Kaynak: OECD; Kuantum Hesaplama Raporu QUECA

Analizde, kalan işlerin dünya çapında yılda yaklaşık 350.000 yüksek lisans mezunu veren kuantum teknolojileriyle ilgili alanlardan mezun olanlar tarafından doldurulabileceği gösterilmektedir. Bu alanlardaki (biyokimya, kimya, elektronik ve kimya mühendisliği, bilgi ve iletişim teknolojisi, matematik ve istatistik ve fizik) yetenekler en bol ve en yoğun olarak Avrupa Birliği’nde bulunmaktadır. 2020 yılında, AB’de ikamet eden her bir milyon kişiden 303’ü kuantum teknolojisiyle ilgili bir alanda yeni yüksek lisans mezunu olmuştur (Ek 3).

Ek olarak, kuantum teknolojileriyle ilgili bazı bilgilere sahip dünya çapında çalışan yetenek havuzu, endüstrinin ihtiyaçlarını karşılamak için geliştirilebilir. Örneğin, sistem mimarları, yapay zekâ ve makine öğrenimi algoritması geliştiricileri ve geleneksel kodlama ve yapay zekâ becerilerine sahip olanlar, kuantum algoritmalarını kodlamak ve geliştirmek için çalışmalar yapılabilir.

Avrupa Birliği, kuantum teknolojisi yeteneğinin en yüksek yoğunluğuna sahip.

Ek 3

1 Biyokimya, kimya, elektronik ve kimya mühendisliği, bilgi ve iletişim teknolojisi, matematik ve istatistik ve fizik alanlarında 2019 yılında yüksek lisans veya eşdeğeri mezunlar.
2 Üst düzey tahminler
3 Lisans programları daha uzun ve yüksek lisans programları daha az yaygın olduğundan, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki gerçek yetenek havuzu daha büyük olabilir.
Kaynak: Ulusal hükümet web siteleri; OECD

Çevirmen: Hüseyin Türker
Redaktör: Yasir Ölmez

Dilerseniz ilgili diğer yazılarımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Raporun tamamı için Quantum Technology Monitor’ü indirebilirsiniz.

Kaynaklar

1 “The Nobel Prize in Physics 2022,” Nobel Prize, October 4, 2022. 

2 “IBM unveils new roadmap to practical quantum computing era; Plans to deliver 4,000+ qubit system,” IBM, May 10, 2022.

3 Mohsen Falamarzi Askarani et al., “Quantum computational advantage with a programmable photonic processor,” Nature, 2022, Volume 606.

Bu içeriği paylaş
Önceki İçerikKuantum Bilgisayar
Sonraki İçerikKiralite ve Tünellemede Kaçak Elektronlar